Urla’dan Karaburun’a doğru ilerlerken karşımıza çıkan Balıklıova, yarımadanın İzmir Körfezi’ne bakan kıyısında kurulmuş eski bir balıkçı köyü. Bugün denizi, balık lokantaları ve meşhur un kurabiyesiyle tanınsa da geçmişi oldukça eskiye uzanıyor.
Polikhne’den Balıklıova’ya
Balıklıova’nın eski adı Polikhne. Yunancada kabaca “küçük kent/kentçik” anlamına gelen bu isim, yerleşimin eski geçmişinin önemli bir izi. Bölge Antik Çağ’da iki önemli İon kenti Klazomenai ve Erythrai arasındaki coğrafyada bulunuyordu.
Osmanlı döneminde de Rum nüfusun yaşadığı Polikhne, 1923 nüfus mübadelesi sonrasında büyük bir değişim geçiriyor. Rum nüfus ayrılırken yerleşimin demografik yapısı değişiyor ve zaman içerisinde Polikhne adı önce Balıklı, ardından Balıklıova biçimini alıyor.
Denizle Yaşayan Köy
Balıklıova’nın hayatı yüzyıllardır deniz ve tarımla şekillenmiş. Balıkçılığın yanında zeytin ve özellikle enginar gibi sebze ürünleri bölgenin geleneksel üretiminde önemli yer tutuyor.
Bugün kıyı boyunca sıralanan balık restoranları, küçük tekneleri ve sakin koylarıyla bu deniz kültürü hâlâ hissediliyor.
Ve Balıklıova denince bir lezzeti unutmamak gerekiyor: un kurabiyesi. Köyle özdeşleşen bu kurabiye, bugün Balıklıova’dan geçenlerin klasikleşmiş duraklarından biri.
Balıklıova’yı Özel Yapan Ne?
Bademler tiyatrosuyla, Özbek deniz ve köy yaşamıyla, Kuşçular toprağı ve gastronomisiyle, Gülbahçe tarihi ve termal kaynaklarıyla öne çıkıyorsa;
Balıklıova, eski Polikhne’den kalan hikâyesi, balıkçılık kültürü, sakin Ege kıyıları ve un kurabiyesiyle yarımadanın en karakteristik sahil köylerinden biri.
Kısacası Balıklıova, geçmişinde Polikhne’nin, bugününde ise balıkçı teknelerinin ve Ege sofralarının olduğu küçük bir sahil köyü.