Urla’nın batısında, denize açılan eski yerleşimlerden Gülbahçe, sakin kıyıları, termal kaynakları ve geçmişten taşıdığı izlerle yarımadanın daha az bilinen köşelerinden biri. Urla Kaymakamlığı da Gülbahçe’yi ilçenin kıyı köyleri arasında sayıyor.
Antik Çağdan Günümüze
Gülbahçe’nin geçmişi oldukça eski. Bölgede Bizans dönemine ait kilise kalıntıları ve yazıtlar tespit edilmiş olması, buranın antik ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim alanı olduğunu düşündürüyor. Hatta bazı kaynaklarda geç antik dönemde Klazomenai yerleşiminin bu bölgeye kaymış olabileceği belirtiliyor.
Köyün eski adı Rodones olarak biliniyor. Köyün yüksek noktasındaki 19. yüzyıldan kalma eski kilise ise daha sonra camiye dönüştürülmüş; bugün Gülbahçe’nin çok kültürlü geçmişinin en dikkat çekici izlerinden biri.
Deniz ve Sıcak Su
Gülbahçe’yi farklılaştıran özelliklerden biri de jeotermal kaynakları. Kıyı kesiminde sıcaklığı yaklaşık 70°C’ye ulaşan doğal sıcak su kaynağı bulunuyor.
Bugün Gülbahçe; denizi, doğal yapısı ve özellikle İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün bu bölgede bulunmasıyla eski köy yaşamıyla genç ve modern bir atmosferi yan yana getiriyor.
Gülbahçe’yi Özel Yapan Ne?
Bademler sanatıyla, Özbek deniz ve balıkçılığıyla, Kuşçular toprağı ve gastronomisiyle öne çıkıyorsa;
Gülbahçe, antik geçmişi, eski Rum köyü dokusu, denizi ve sıcak su kaynaklarıyla Urla’nın farklı bir yüzünü gösteriyor.
Kısacası Gülbahçe, geçmişin izlerinin Ege’nin sakin kıyılarıyla buluştuğu eski bir Urla köyü.